Tanıtım Yazısı

 "Kadın" kavramının edebiyatla ilişkisini kadının bir öge olarak edebiyata yansıması ve kadın tarafından oluşturulan edebiyat olmak üzere iki başlıkta değerlendirmek mümkündür. Destanlarda, efsanelerde, halk hikâyelerinde, divanlarda, mesnevilerde, romanda, şiirde, tiyatroda anlatılan "kadın" toplumumuzda kadının yer ve konumunu belirlerken yapıcısı ve yaratıcısı kadın olan edebî eserler kadının yerini farklı bir açıdan göz önüne serer.

Gerek genel olarak toplumda kadın gerekse özelde edebiyat-kadın ilişkisi konusu daha önce de pek çok akademik etkinlikte ele alındı. Burada asıl olan konuya bakış açısıdır. Bu sempozyumda "kadın" konusu, onu bir "problem" olarak merkeze almaktan ziyade Türk milletinin ve Türk ailesinin soylu ve değerli bir unsuru olarak gören bir bakış açısıyla düzenlenmiştir.

Düğünde kına gecesi türküsü, pencere önünde mani, beşik başında ninni söyleyen, tabut başında ağıt yakan, çocuklara masal anlatan Türk kadını, sözlü edebiyatımızın kadına özgü türler oluşturacak kadar etkin bir parçasıdır.  Osmanlı döneminde klasik edebiyat ürünleri veren kadın şairler, halk tarzına nazaran zayıf da olsa bir başka edebî kanal oluşturuyordu. Kadının yazılı edebiyatımızda baskın bir unsur olarak ortaya çıkması ancak Osmanlı'nın son dönemlerinde ama özellikle Cumhuriyet'le birlikte görülmeye başlar.

Bu sempozyumda bütün bu hususlar her yönüyle ele alınacak ve sunulan bildiriler yayımlandığında kuşkusuz ki konuyla ilgili bundan sonra yapılacak çalışmalar için çok değerli bir başvuru kaynağı ortaya çıkacaktır.